Arama

7 Ekim 2011 Cuma

Porsuk Barajı

Porsuk Barajı Bent Su çıkışı
Sabah 3 te babam tarafından uyandırılırdık. Evden istasyon arası yaklaşık 3 kilometre vardı.
4te Porsuğa gidecek trene yetişmek için hızlı adımlarla, elimizde malzeme sepeti (bildiğiniz sepet) ve pazar çantaları, fındık ya da kavak olta sopalarıyla yolalırdık.
İstasyonda bizim gibi Porsuk seferileri toplanır, birbirlerini tanıyanlar sohbete koyulur ve trenin gelmesini beklemeye başlardık.

Trenin gelmesiyle başlayan bir curcuna, herkes numarasız vagondan yer kapma telaşı içerisinde harala gürele doluşurduk.
Yer bulabilenler kompartımanlara bulamayanlar koridora hatta tuvalet boşluğuna doluşur, hareket memurunun düdüğünü beklerdik.
Tüm vagonda her zaman aynı heyecan vardı ve porsuğa trenle gidildiği her zaman o heyecan oldu.
Düdükle birlikte ağır yol alan trenin ilk takırtılarıyla kalp atışlarımız bir ritme tutulur ve hızlandıkça da hızlanırdı sanki...
Hareketten soınra sigaralar yakılır, yarım kalan sohbetlere devam edilir ve trenin raylardan çıkardığı seslerle, vagonların salınmasıyla birleşim yerlerinden çıkan hışlırtılar senfonisinde yolculuk sürerdi...
Takatak tak tak takatak tak tak takatak takatak takatak takatakatakatakatak tık...
Ve ikinci tünel geçildiğinde, o zaman ilk inecekler ve yer tutucular hazırlanır, yukardan malzemeyi atacaklar ve aşağıdan tutacaklar da hazırlanır, trenin istasyonda durmasıyla curcuna haykırışlar, seslenmeler içerisinde yeniden başlardı...

Transit geçen yolcuların bakışları ne olduğunu ve heyecanı anlamaya çalıştıklarını gösterir hatta hafif tebessümler ederlerdi...

Sonra...

Sonra bir maraton...

Porsuk istasyonundan, aile koyuna giden yol üzerinde birbirleriyle yarışan insanlar topluluğu...
Hızlı adımlar, koşar adımlar ve yorulmak bilmeyen ayaklar.
Bitmek bilmeyen ve sürekli artan bir enerji...
Menzil?
Menzil Porsuk barajının mavi yeşil sularıyla dans eden çakıllı,kumlu, kayalık kıyıları..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder